27 Mayıs 2015 Çarşamba

Rüya

Bir kaç gün ara ile çılgın gibi yağmurlu rüyalar görüyorum. Son 2 rüya da böyle. İkisi de çocukluğumun geçtiği Ayvalık'taki evimiz. Benim eski blog yazılarımı okuyanlar, bu evi bilirler, neredeyse 30 yaşımdayım ama o evden hala çıkmamış gibi, her odasında ayrı görüntüler, anılar, oyunlarım, kahvaltılarım, günlük telaşım, sanki hala oranın içinde yaşıyorum gibi rüyalarımdan gitmiyor. Sanırım aynı evde 12 yıl yaşamam ve anılarımın oluşmasıdır sebep.
İlkinde, odamın balkonundan kapkaranlık ve çılgın bir fırtınayı izliyorum ve yanı başımda annem ile balkon eşiğinde tedirginiz. Sanki gök yarılıcak, sanki bir felaket gelecek diye bekliyoruz. Evin tam karşısında bulunan caminin silüeti, her yıldırımda aydınlanıyor bir insan gibi. Korkarak anneme sokuluyorum.
Dün akşam ki ise, sanki resmen devamı gibi, yağan yağmurun dev gibi bir havuza biriktiğini, havuzun ise aslında koskocaman bir muşambadan olduğunu, kenarlarının evin bahçesinden taa denizin kenarına kadar uzandığını, muşambanın içinde biriken suyun ise tertemiz olduğunu izliyorum. Ortalık çamur ama su çok temiz. Muşambanın içi berrak mavi. Sonra biriken sular için (naalakaysa) vidanjörler çağırıyoruz. Dayım (çok severim onu, bana çok nasihati vardır, arada whatsapptan konuşuruz) yardım ediyor, arabalar yanaşıyor, sular bunların içine konuyor.

Aklıma gelen diğer detaylar ile birlikte rüyaların anlamlarına baktığımda şaşırmaktan göçtüm olduğum yere. Şuan hayatımın nereye doğru gittiğini, nasıl üzüntüler içinde olduğumu ama reelde nelerin olduğunu bilseniz, götünüzle aklınız yer değiştirir. Ama yazamıyorum, dökemiyorum, bitmiyorlar, olanlar boğazımı kapıyor, benim bunca şeye artık şaşıracak dermanım kalmadı, üzüntüye sevinir, sevince ise 3,5 kilo ağlıyorum. Sanırım tükenmek üzereyim. Gitmem gerekiyor ama adres yok gibi. Balçık içindeyim, dibi gördüm. Ellerini sokup, hayatımı taaa bu şehirden bir cinayete çeviriyorlar. Bunlar beni mahvediyor. Büyüme sancıları mı çekiyorum? Kirlendim, pislik içinde kaldım, şehrin içinde yapayalnız leşler gibi yok oluyorum. Her gün eve azalarak dönüyorum. O yüzden belki de güzel ve mutlu zamanlarıma, çocukluk evime dönüyorum. Kim bilir.
Gerçekte evin konumunu görmek ister misiniz? Buyrun. Odamın penceresinden o cami. Bu görüntü sanırım hayatım boyunca benden hiç gitmeyecek. Oraları özlüyorsun diyor Annem, sık sık gitmeliymişim. Mutlu olmadığım zamanlarda, Ayvalık bana hep iyi gelmiştir. Beni düşündüren ise, çok yoğun ve duygusal dönemler geçirdiğim zaman kendimi hep o evin içinde bulmam. Neden?

5 yorum:

  1. Ege'ye karşı küçük yerlerin böyle büyük bir gücü var işte....

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Egeden midir yoksa benim problemlerim mi buyutuyor bu kucuk yerleri suan ayrimini yapamiyorum :(

      Sil
  2. evet, aynen ana rahmi gibi, en mutlu/rahat oldugun yerin özlemindesin

    YanıtlaSil