25 Haziran 2012 Pazartesi

3 Kişilik Oyun

Oyun 2 kişilik iken birden 3'e çıkmıştı. Neden çıktı anımsamıyorum ama benim bu oyunun içinde olmam başlı başına bir yanlıştı. Bunları dün akşam onunla konuşurken biraz daha günahlardan arındım. Bu günahların hepsi, kendime yaptığım haksızlıklardı. Bana, benim ben olduğumu, kendimden başka hiç bir şeyin değerli olmadığını anımsatan konuşmalar yaptık karşılıklı. Aslıda çok ironikti, zorlu koşullardan çıkıp gelip kafası dolu olan oydu ama akıl alan ise bendim. Neyse ki konuşma iyi bitti çünkü o kadar şey konuşmaya rağmen ben geçmişte yüzüne karşı söylediğim sözcüklerimin bir kısmını hatırlamıyordum bile. 

O oyun 3 kişilik oynanmıştı, oyunu bitirdik ve kaybeden ortadaydı. Kaybedenin arkasından ağıt yakamayacak kadar kısa hayatım olduğunun farkına bir kez daha vardım. O kısa hayat ne güzel, o oyun ne çirkin bir oyundu. Bu oyun onun mutsuz hayatının bir yansımasıydı. O yansımanın içinde birer görüntü olmuştuk. Ortada kalmış, çıkış kapıları kapanmış bir beden bu oyunu kaybetti. 

Kaybeden ortadaydı. 

O, sahte hayatının ortasında oyunu kaybeden bir adamdı.



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder